top of page
ChatGPT Image 17 Ağu 2026 21_00_00.png
ChatGPT Image 17 Ağu 2026 21_00_00.png

DİLEK YILMAZ

Instagram

93 yılının Eylül ayında dünyaya geldim. İstanbul’da yaşıyorum. 
Yazıyla tanışmam çocukluk yıllarıma uzanıyor. İlk kez 12 yaşımda yazmaya başladım. O yıllarda içe kapanık bir çocuktum; gerçek dünyanın sınırlarından çok hayal dünyasının özgürlüğünü severdim. Kelimeler, benim için kendimi anlatmanın, sakladıklarımı duyurmanın ve içimde büyüyen duygulara bir yer açmanın en güvenli yoluydu. Zamanla yazmak, yalnızca bir ifade biçimi değil; kendimi, insanı ve hayatın görünmeyen taraflarını anlama çabasına dönüştü.
İlk kitabım Kalbimdeki İz, 2020 yılında okurla buluştu. Bu eserimde iyiyle kötünün her zaman kesin çizgilerle ayrılamayacağını, insanın en derin yaralarını çoğu zaman aşktan, ilişkilerden, evlilikten, arkadaşlıktan ve ihanetten aldığını anlatmaya çalıştım. Hayatın insan üzerinde bıraktığı izleri, duyguların karmaşasını ve güvenin kırıldığı yerde başlayan içsel yüzleşmeleri kaleme aldım.
Zaman içinde hem ben değiştim hem de kalemim olgunlaştı. Bu nedenle Kalbimdeki İzi yeniden ele alarak 2024 yılında düzenlenmiş hâliyle tekrar yayımladım. Bu benim için yalnızca bir kitabı yeniden bastırmak değil, yıllar önce yazdığım bir hikâyeye bugünkü bakışımla yeniden dokunmak anlamına geliyordu.
2026 yılında yayımlanan Onsra ise yazarlık yolculuğumda benim için ayrı bir yere sahip oldu. Onsra, aşkın yalnızca varmakla değil, bazen yolda kalmakla da ilgili olduğunu anlatan bir hikâye. Modern ilişkilerin belirsizliklerini, suskunluklarını, mesafelerini ve insanın sevilme ihtiyacıyla kendini koruma çabası arasında sıkışan hâllerini İstanbul’un hüzünlü atmosferiyle buluşturan bir roman. Bu eserde aşkı; bekleyişin, geç kalmışlığın, korkunun, umudun ve içsel dönüşümün içinden anlatmak istedim.
Yazarken kusursuz karakterlerin değil, gerçek insanların peşinden gidiyorum. Çünkü insan çoğu zaman çelişkileriyle, yaralarıyla, suskunluklarıyla ve eksik kalan yanlarıyla daha sahicidir. Ben de hikâyelerimde okuru yalnızca bir olayın içine değil, karakterlerin iç dünyasına, kalplerinde taşıdıkları görünmeyen izlere ve kendi içlerinde verdikleri sessiz savaşlara davet etmeyi önemsiyorum.

bottom of page